Medyografya
Teklif Al Ödeme Yap

Marka Konumlandırma Nedir, Nasıl Yapılır? Beş Adımda Uygulama

Yazar: Medyografya Dijital Reklam Ajansı ~19 dk okuma
Özet: Marka konumlandırma nedir, nasıl yapılır? Dört bileşeni, daraltmanın neden büyüttüğü, ayrışma eksenleri, kanıt kurgusu, beş adımlı süreç, test yöntemleri ve kanallara yansıması.

Marka konumlandırma, küçük ve orta ölçekli işletmelerde en çok atlanan ama pazarlama bütçesinin verimini en çok belirleyen karardır. Atlanmasının sebebi de anlaşılır: soyut görünür, hemen sonuç vermez ve genelde ajansların sunum diline ait bir kavram sanılır. Oysa konumlandırma bir sunum konusu değil, çok somut bir seçim: kimin için olduğunuza ve kimin için olmadığınıza karar vermek.

Bu yazıda konumlandırmayı uygulanabilir biçimde ele alıyoruz: dört bileşeni nedir, daraltmak neden büyütür, hangi eksenlerde ayrışılır, iddia ile kanıt arasındaki fark neden belirleyicidir, beş adımda nasıl yapılır, nasıl test edilir ve kanallara nasıl yansır. Örnekleri de gerçek tutuyoruz — kendi konumlandırma kararımız dahil.

Marka Konumlandırma Nedir, Ne Değildir?

Marka konumlandırma, bir işletmenin kimin zihninde, hangi ihtiyaç için ilk akla gelen isim olacağına karar vermesidir. Tanımın merkezinde iki sınırlama var ve ikisi de kasıtlı: kimin ve hangi ihtiyaç. Herkesin zihninde her ihtiyaç için var olmak mümkün değildir; konumlandırma tam olarak bu imkânsızlığı kabul edip bir seçim yapmaktır.

Ne olmadığını netleştirmek daha da faydalı. Konumlandırma logo değildir, slogan değildir, kurumsal renk paleti değildir — bunlar konumlandırmanın görünen yüzüdür, kendisi değil. Bir işletme logosunu değiştirerek konumlandırmasını değiştirmiş olmaz. Aynı şekilde konumlandırma bir vizyon-misyon metni de değildir; o metinler çoğu zaman içeriden yazılır ve müşterinin zihninde hiçbir karşılığı olmaz.

En yaygın karışıklık ise hedef kitle tanımıyla olan. "Hedef kitlemiz 25-45 yaş arası kadınlar" bir konumlandırma değil, bir demografik tariftir. Konumlandırma bundan daha keskindir çünkü içinde bir tercih sebebi barındırır: o kişi neden bir alternatif yerine sizi seçsin? Bu sorunun cevabı yoksa ortada konumlandırma da yoktur.

Konumlandırmayı ayırt etmenin pratik bir yolu var: bir ifadenin konumlandırma olup olmadığını anlamak için tersini savunulabilir mi diye sorun. "Kaliteli hizmet veriyoruz" cümlesinin tersini hiçbir işletme söyleyemez, dolayısıyla bu bir konumlandırma değildir. Buna karşılık "yalnız randevuyla çalışan işletmelerle çalışıyoruz" cümlesinin tersi savunulabilir; başka bir işletme her sektöre hizmet vermeyi tercih edebilir. Tersi savunulabilen her ifade bir seçim içerir ve ayrıştırıcıdır. Bu tek soru, konumlandırma çalışmasının en hızlı filtresidir.

Konumlandırma Olmadan Pazarlama Neden Pahalıya Gelir?

Konumlandırmanın en somut etkisi bütçe tarafında görülür ve etkisi genelde tahmin edilenden büyüktür. Sebep şu: net konumlandırılmamış bir mesaj, herkese gösterilmek zorundadır.

Kime hitap ettiğini bilmeyen bir işletme reklam hedeflemesini de daraltamaz; geniş hedefleme daha pahalıya çalışır ve gelen talebin niteliği düşer. Aynı sorun içerik tarafında da yaşanır: kime yazdığını bilmeyen bir hesap herkese hitap etmeye çalışır ve sonuçta kimseye ulaşmaz. Satış görüşmelerinde de aynı maliyet çıkar — uyumsuz taleplerle geçen zaman, en pahalı ve en görünmez kalemdir.

Tersi de aynı ölçüde doğru. Net konumlandırılmış bir işletmede reklam bütçesi dar bir kitleye gider ve daha ucuza dönüşür; içerik konusu kendiliğinden belli olur; gelen talebin çoğu zaten uyumludur, dolayısıyla satış süresi kısalır. Konumlandırma bu yüzden bir "marka çalışması" değil, doğrudan bir maliyet kararıdır.

Bu maliyet farkı zamanla da büyür. Konumlandırması net olan bir işletmede her ay üretilen içerik aynı kitleye hitap ettiği için birikir; ikinci yılda o arşiv kendi başına talep getirmeye başlar. Konumlandırması dağınık bir işletmede ise her ay farklı bir kitleye konuşulur, dolayısıyla birikim oluşmaz ve ikinci yılda da sıfırdan başlanır. Yani konumlandırma yalnız bugünkü reklam maliyetini değil, pazarlama yatırımının birikimli hale gelip gelmeyeceğini de belirler.

Konumlandırmanın Dört Bileşeni

Kullanışlı bir konumlandırma dört sorunun cevabından oluşur. Dördü birden yazılmadan konumlandırma tamamlanmış sayılmaz.

BileşenSoruZayıf cevap örneği
KimeTam olarak kim için varsınız?"Herkese hitap ediyoruz" / "KOBİ'ler"
Hangi ihtiyaçO kişinin hangi somut problemini çözüyorsunuz?"Dijital dönüşüm ihtiyacı"
Hangi alternatif yerineSizi seçen kişi bunun yerine ne yapardı?Cevaplanmamış olması en yaygın durum
Neden inanılırBu iddianın kanıtı ne?"Kaliteli hizmet" / "Müşteri odaklıyız"

Dördüncü sütundaki cevaplar özellikle öğretici, çünkü hepsi gerçek hayatta çok sık kullanılıyor ve hiçbiri bir seçim içermiyor. "Kaliteli hizmet veriyoruz" cümlesinin tersini kimse söyleyemeyeceği için bu cümle bir konumlandırma değildir — tersi savunulamayan hiçbir ifade ayrıştırıcı değildir. Bu, konumlandırma cümlelerini test etmenin en hızlı yoludur.

Üçüncü bileşen ise en sık atlanandır. Müşteri sizi seçmezse ne yapardı — rakibinize mi gider, işi kendisi mi yapar, yoksa hiçbir şey yapmaz mı? Bu üç alternatifin her biri farklı bir mesaj gerektirir. Örneğin sosyal medya yönetiminde asıl rakip çoğu zaman başka bir ajans değil, "içeride biz yaparız" seçeneğidir; bunu bilmeden kurulan mesaj yanlış yere konuşur.

Daraltmak Neden Büyütür?

Konumlandırmanın en çok direnç gören kısmı burasıdır. İşletme sahipleri haklı bir sezgiyle şunu düşünür: daralırsam müşteri kaybederim. Uygulamada olan ise genelde bunun tersidir ve sebebi üç noktada toplanır.

Bulunabilirlik artar. "Reklam ajansı" arayan biri yüzlerce seçenekle karşılaşır; "spa ve masaj salonu reklam yönetimi" arayan biri ise çok az seçenekle. Daralttığınızda daha az kişi arar ama arayanların içinde görünme ihtimaliniz kat kat yükselir.

İkna süresi kısalır. Sektörünüzü tanıyan bir hizmet sağlayıcı, ilk görüşmede işin gerçeklerini zaten biliyordur. Bu, güveni hızlandırır ve satış görüşmesinin uzunluğunu belirgin biçimde azaltır.

Fiyat baskısı azalır. Genel bir hizmet fiyat üzerinden karşılaştırılır; belirli bir alanda uzmanlaşmış bir hizmet ise karşılaştırılacak eşi az olduğu için fiyat tartışmasından daha korunaklıdır.

Kendi örneğimiz

Medyografya olarak her sektöre hizmet veriyoruz, ama iletişimimizi belirli dikeylerde derinleştirmeyi seçtik — spa ve masaj salonları, klinikler, yerel hizmet işletmeleri. Bu tercih, o sektörlerde arama sonuçlarında görünmemizi ve görüşmeye çok daha hazır müşterilerle konuşmamızı sağladı. Daraltmak müşteri sayımızı azaltmadı; gelen talebin niteliğini yükseltti.

Daraltmanın pratikte nasıl uygulanacağı da sık sorulur; çünkü çoğu işletme mevcut müşterilerini kaybetmek istemez. Buradaki ayrımı görmek işi kolaylaştırır: daraltma iletişimde yapılır, kapıda değil. Yani belirli bir dikeyde konuşmaya başlamak, başka sektörden gelen müşteriyi geri çevirmek anlamına gelmez. İletişim daraldıkça o alandan gelen talep artar, diğer alanlardan gelen talep ise zaten referansla gelmeye devam eder. Bu yüzden daraltma kararı, mevcut işi riske atan bir karar değildir.

Hangi Eksende Ayrışacaksınız?

Daralmaya karar verdikten sonraki soru, hangi eksende ayrışılacağıdır. Beş yaygın eksen var ve her birinin kendine göre bir bedeli bulunuyor.

EksenKime uygunRiski
Sektör uzmanlığıBelirli bir dikeyde derin deneyimi olanlar.O sektör daralırsa iş de daralır; ikinci bir dikey gerekir.
HızOperasyonu gerçekten hızlı olan işletmeler.Vaat tutulamazsa en hızlı itibar kaybeden eksen budur.
FiyatMaliyet yapısı gerçekten düşük olanlar.En kırılgan eksen; daha ucuz biri çıktığında konum kaybolur.
Deneyim / hizmet biçimiSüreç ve iletişimi farklı kurgulayanlar.Anlatması zordur; kanıt gerektirir.
Erişim / yakınlıkYerel hizmet veren işletmeler.Coğrafi sınır büyümeyi de sınırlar.

Bu eksenlerden fiyat, küçük işletmelerin en sık seçtiği ve en çok zarar gördüğü olanıdır. Fiyat üzerinden kurulan konumlandırma yalnız maliyet yapısı gerçekten düşük olan işletmelerde sürdürülebilir; diğerlerinde kâr marjını eritir ve fiyata gelen müşteri sadık kalmaz. Yerel hizmet işletmelerinde ise erişim ve yakınlık ekseni beklenenden güçlü çalışır, çünkü karar çoğu zaman mesafeyle veriliyor.

Bir eksen seçtikten sonra o eksenin operasyonel karşılığını da kurmak gerekir. Hız ekseninde konumlanan bir işletmenin vardiya planı, stok düzeni ve iletişim akışı hıza göre kurulmuş olmalıdır; sektör uzmanlığı ekseninde konumlanan bir işletmenin ise o sektörün mevzuatını, sezon takvimini ve müşteri davranışını gerçekten biliyor olması gerekir. Konumlandırma yalnız pazarlamanın değil, işletmenin bütününün kararıdır; bu yüzden seçilen eksen sahada karşılığı olmayan bir vaade dönüşürse en hızlı zarar veren şey haline gelir.

Kanıt Olmadan Konumlandırma İddiadır

Bir konumlandırma cümlesi, arkasında kanıt olduğu ölçüde işe yarar. Kanıtsız iddia yalnız etkisiz kalmaz, güveni de zedeler — çünkü herkesin aynı şeyi söylediği bir alanda sizin cümleniz de gürültüye karışır.

Kanıt dört biçimde sunulabilir. Sonuç: somut ve doğrulanabilir rakamlar. Süreç: işin nasıl yapıldığını göstermek, çoğu zaman sonuçtan daha ikna edici olur çünkü tekrarlanabilirliği anlatır. Referans: kimlerle çalışıldığı ve onların ne söylediği. Uzmanlık göstergesi: sertifika, iş ortaklığı, sektöre özgü bilgi.

Burada dikkat edilmesi gereken bir sınır var: her sektörde her kanıt kullanılamaz. Sağlık alanında hasta deneyimi ve sonuç görselleri tanıtım kurallarıyla çelişir; bu alanlarda kanıt süreç ve uzmanlık üzerinden kurulmalıdır. Sektöre göre değişen bu sınırları ajans seçimi yazımızda örneklerle ele aldık.

Eksen seçerken iki ekseni birden sahiplenmeye çalışmak da yaygın bir hatadır. Hem en ucuz hem en hızlı hem en uzman olduğunu söyleyen bir işletme, hiçbirinde inandırıcı olmaz; üstelik bu üç vaadin operasyonel gerekleri birbiriyle çelişir. Sağlıklı yaklaşım bir ana eksen seçip diğerlerinde kabul edilebilir bir seviyede kalmaktır. Uzmanlık ekseninde konumlanan bir işletmenin en ucuz olması gerekmez, yalnız fiyatının açıklanabilir olması yeterlidir.

Beş Adımda Konumlandırma

1. Mevcut müşterilerinizi inceleyin. Konumlandırma masa başında icat edilmez, var olan gerçeğin içinden çıkarılır. Son bir yılın müşterilerini listeleyin ve şunu sorun: hangileri en kârlıydı, hangileriyle çalışmak en kolaydı, hangileri tekrar geldi ve tavsiye etti? Bu üç sorunun kesiştiği yer, konumlandırmanızın çekirdeğidir.

2. Neden sizi seçtiklerini sorun. Tahmin etmek yerine sormak, bu adımda kısa yoldan gerçeğe ulaştırır. Cevaplar genelde şaşırtıcıdır; işletmenin kendi vurguladığı özellikle müşterinin gerçek tercih sebebi çoğu zaman aynı değildir.

3. Alternatifleri listeleyin. Sizi seçmeseler ne yaparlardı? Rakip firmalar, kendi içlerinde yapmak ya da hiçbir şey yapmamak — üçünün de ayrı ayrı yazılması gerekir.

4. Ekseni seçin ve cümleyi yazın. Yukarıdaki beş eksenden hangisinde gerçekten güçlü olduğunuza karar verin ve tek cümlelik bir konumlandırma ifadesi yazın. Bu cümle müşteriye gösterilmek zorunda değil; öncelikle içeride hizalanma için gereklidir.

5. Kanıtı hazırlayın. Cümlenin arkasına koyacağınız somut malzemeyi çıkarın: rakamlar, süreç anlatımı, referanslar. Kanıt hazır değilse cümle de yayına alınmamalıdır.

Bu beş adımın en çok atlanan kısmı ikincisidir. İşletmeler kendi güçlü yanlarını bildiklerini varsayar ve müşteriye sormaya gerek görmez; oysa müşterinin gerçek tercih sebebi çoğu zaman beklenmedik bir ayrıntıdır — telefona hızlı cevap verilmesi, sürecin anlaşılır anlatılması ya da faturanın kalem kalem açıklanması gibi. Bu tür ayrıntılar işletmenin kendisi için sıradan olduğu için hiç anlatılmaz, oysa müşteri için ayrıştırıcı olan tam da odur. Beş müşteriyle yapılacak kısa görüşme, aylarca sürecek bir tartışmayı kısa yoldan bitirir.

Zayıf ve Güçlü Konumlandırma Cümleleri

Aşağıdaki karşılaştırma, aynı işletmenin aynı işi iki farklı biçimde anlatmasını gösteriyor. Fark, sözcük seçimi değil; ikinci sütunda bir seçim yapılmış olması.

ZayıfGüçlü
"Kaliteli hizmet sunan bir dijital ajansız.""Spa ve masaj salonlarının randevu doluluğunu artırıyoruz."
"Her sektöre web sitesi yapıyoruz.""Randevuyla çalışan işletmeler için, telefonu çaldıran siteler kuruyoruz."
"Müşteri odaklı çalışıyoruz.""Aylık raporda beğeni değil, gelen talebin kaça mal olduğunu gösteriyoruz."
"Uygun fiyatlı ve hızlıyız.""Acil arızada aynı gün gidiyoruz; planlı işlerde yazılı teklif veriyoruz."

Sağdaki cümlelerin ortak özelliği, tersinin de savunulabilir olması. Bir başka işletme "biz her sektöre hizmet veriyoruz" ya da "raporda erişim ve etkileşimi gösteriyoruz" diyebilir; bu da geçerli bir tercihtir. Tersi savunulabilen her ifade bir seçim içerir ve bu yüzden ayrıştırıcıdır.

Bu cümlelerin bir özelliği daha var: ikinci sütundakiler ölçülebilir bir vaat içeriyor. "Kaliteli hizmet" ölçülemez, dolayısıyla ne siz ne müşteri onu denetleyebilir. Buna karşılık "aylık raporda gelen talebin kaça mal olduğunu gösteriyoruz" ifadesi denetlenebilir; her ay raporda o sayı yoksa vaat tutulmamış olur. Ölçülebilir konumlandırma hem müşteriye güven verir hem işletmeyi disipline eder, çünkü söylediğiniz şeyi yapmak zorunda kalırsınız. Ölçülemeyen bir vaat ise zamanla anlamını yitirir ve yalnız bir metin olarak kalır.

Konumlandırma Nasıl Test Edilir?

Konumlandırma bir varsayımdır; doğrulanması gerekir. Üç pratik test var ve üçü de pahalı bir kampanya gerektirmez.

Müşteri testi. Cümleyi mevcut beş müşterinize okuyun ve "bu sizi tarif ediyor mu" diye sorun. Tanımadıkları bir işletmeyi tarif ediyorsa konumlandırma gerçeğe değil temenniye dayanıyordur.

Rakip testi. Cümlenin başına rakibinizin adını koyun. Cümle hâlâ doğru duruyorsa ayrıştırıcı değildir ve yeniden yazılması gerekir. Bu, en hızlı ve en acımasız testtir.

Kanal testi. Yeni mesajı sınırlı bir bütçeyle küçük bir kitlede deneyin ve mevcut mesajla karşılaştırın. Burada bakılacak ölçü tıklama değil, gelen talebin niteliğidir: uyumlu talep oranı arttıysa konumlandırma çalışıyor demektir. Bu tür ölçümün nasıl kurulduğunu performans ajansı sayfamızda anlattık.

Testlerin sırası da önemlidir. Önce müşteri ve rakip testi yapılmalı, kanal testi en sona bırakılmalıdır; çünkü ilk iki test ücretsizdir ve zayıf bir cümleyi bütçe harcamadan eler. Kanal testinde ise değerlendirme süresi yeterince uzun tutulmalı: birkaç günlük veriyle karar vermek yanıltıcı olur, çünkü nitelikli talebin görüşmeye ve satışa dönmesi zaman alır. İki ile dört haftalık bir pencere çoğu işletme için anlamlı bir karşılaştırma sağlar.

Kanallara Nasıl Yansır?

Konumlandırma bir belge olarak kaldığı sürece hiçbir işe yaramaz; değerini kanallara yansıdığında üretir. Yansıması gereken yerler şunlardır.

  • Web sitesi: Ana sayfanın üst bölümü, konumlandırmanın en net göründüğü yerdir. Ziyaretçi ilk saniyelerde kim için olduğunuzu anlayamıyorsa konumlandırma uygulanmamış demektir. Bu, web tasarım aşamasında kurulacak bir karardır.
  • İçerik konuları: Ürettiğiniz içerik, seçtiğiniz kitlenin sorularına cevap vermelidir. Konu seçiminin nasıl yapılacağını içerik pazarlaması rehberimizde anlattık.
  • Reklam hedefleme ve metin: Dar konumlandırma dar hedeflemeye izin verir; bu da reklam maliyetini doğrudan düşürür.
  • Görsel dil: Kime hitap ettiğiniz, kullandığınız görsellerin kim tarafından tanınabilir olduğuyla da anlaşılır. Çekim planı buna göre kurulmalıdır.
  • Satış görüşmesi: Aynı cümle görüşmede de kullanılmalı. İçeride farklı, dışarıda farklı anlatılan bir konumlandırma kısa sürede dağılır.

Kanallara yansıtırken bir tutarlılık kontrolü yapmak da faydalı olur. Web sitenizin üst bölümündeki cümle, Instagram biyografiniz, Google İşletme Profilinizdeki açıklama ve teklif belgenizin ilk paragrafı yan yana konduğunda aynı işletmeyi tarif ediyor mu? Uygulamada çoğu işletmede bu dört yer farklı dönemlerde yazıldığı için birbirinden kopuktur ve müşteri her temasta biraz farklı bir marka algısıyla karşılaşır. Bu dört metni aynı oturumda gözden geçirip hizalamak, yeni bir kampanya kurmaktan çok daha ucuz ve çoğu zaman daha etkili bir iyileştirmedir.

Sık Yapılan Hatalar

Herkese hitap etmek. En yaygın ve en pahalı hata. Kimseyi dışarıda bırakmayan bir mesaj, kimsenin de içinde kendini bulmadığı bir mesajdır.

Rakibi taklit etmek. Bölgesindeki en büyük rakibin diliyle konuşan bir işletme, o rakibin gölgesinde konumlanmış olur. Karşılaştırıldığınızda kaybedersiniz, çünkü aynı eksende daha büyük olan zaten odur.

Konumlandırmayı yalnız pazarlamaya bırakmak. Konumlandırma operasyonu da bağlar. "Aynı gün gidiyoruz" diyen bir işletmenin ekip planlamasının buna uygun olması gerekir; tutulamayan vaat, hiç vaat etmemekten daha çok zarar verir.

Çok sık değiştirmek. Konumlandırmanın yerleşmesi zaman alır. Birkaç ayda bir değişen bir mesaj, hiçbir zihinde yer etmez ve içerik arşivi de tutarsızlaşır.

Konumlandırmayı ekiple paylaşmamak. Cümle yalnız yönetimde kalırsa uygulanmaz. Telefona bakan kişi, mesajlara cevap veren kişi ve sahada çalışan ekip aynı cümleyi bilmiyorsa müşteri her temasta farklı bir marka algısıyla karşılaşır. Konumlandırmanın en görünür olduğu yer sunum değil, günlük temaslardır; bu yüzden tek sayfalık basit bir özet hazırlanıp ekiple paylaşılması, uzun bir strateji belgesinden daha işlevlidir.

Ne Zaman Yeniden Konumlandırmalı?

Konumlandırma kalıcı bir karar değildir ama sık değiştirilecek bir şey de değildir. Yeniden ele almayı gerektiren belirli durumlar vardır: hizmet yelpazesi anlamlı biçimde değiştiğinde, en kârlı müşteri grubu farklılaştığında, pazarda yapısal bir değişim olduğunda ya da gelen taleplerin çoğu uyumsuz hale geldiğinde.

Son madde en iyi erken uyarı sinyalidir. Gelen talebin niteliği düşüyorsa ve satış görüşmelerinin çoğu sonuçsuz kalıyorsa, sorun genelde reklamda değil mesajdadır — yanlış kitleyi çağırıyorsunuzdur. Bu durumda bütçeyi artırmak sorunu büyütür, çünkü aynı yanlış mesajı daha çok kişiye gösterir.

Yılda bir kez, tercihen yıl planlaması yapılırken konumlandırmayı gözden geçirmek sağlıklı bir alışkanlıktır. Bu gözden geçirme için mevcut müşteri listesine yeniden bakmak yeterlidir; en kârlı ve en uyumlu müşterilerin profili değiştiyse konumlandırmanın da güncellenmesi gerekir. Bu çalışmayı içeride yürütmek için yön arıyorsanız danışmanlık yazımıza, uygulamayı devretmek istiyorsanız dijital pazarlama ajansı ve sosyal medya yönetimi sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Konumlandırmanızı birlikte netleştirelim. Mevcut müşterilerinize ve rakiplerinize bakıp hangi eksende ayrışabileceğinizi konuşalım — taahhüt yok.

Ücretsiz görüşme talep edin · Referanslarımız

Sık Sorulan Sorular

Marka konumlandırma tam olarak nedir?

Bir işletmenin kimin zihninde, hangi ihtiyaç için ilk akla gelen isim olacağına karar vermesidir. Tanımın merkezinde iki kasıtlı sınırlama vardır: kimin ve hangi ihtiyaç. Herkesin zihninde her ihtiyaç için var olmak mümkün olmadığı için konumlandırma, bu imkânsızlığı kabul edip bir seçim yapmaktır. Logo, slogan ya da kurumsal renk paleti değildir; bunlar konumlandırmanın görünen yüzüdür, kendisi değil. Bir işletme logosunu değiştirerek konumlandırmasını değiştirmiş olmaz. Hedef kitle tanımıyla da karıştırılmamalı: yaş ve cinsiyet belirtmek demografik bir tariftir, konumlandırma ise içinde bir tercih sebebi barındırır. O kişi neden bir alternatif yerine sizi seçsin sorusunun cevabı yoksa ortada konumlandırma da yoktur.

Bir ifadenin konumlandırma olup olmadığını nasıl anlarım?

Tersinin savunulabilir olup olmadığına bakarak. Bu tek soru, konumlandırma çalışmasının en hızlı filtresidir. Kaliteli hizmet veriyoruz cümlesinin tersini hiçbir işletme söyleyemez; dolayısıyla bu bir konumlandırma değil, boş bir ifadedir. Buna karşılık yalnız randevuyla çalışan işletmelerle çalışıyoruz cümlesinin tersi savunulabilir, çünkü başka bir işletme her sektöre hizmet vermeyi tercih edebilir. Tersi savunulabilen her ifade bir seçim içerir ve bu yüzden ayrıştırıcıdır. Aynı testin ikinci hali de işe yarar: cümlenin başına rakibinizin adını koyun, cümle hâlâ doğru duruyorsa o ifade sizi tarif etmiyor demektir ve yeniden yazılması gerekir.

Konumlandırma olmadan pazarlama neden pahalıya geliyor?

Çünkü net konumlandırılmamış bir mesaj herkese gösterilmek zorundadır. Kime hitap ettiğini bilmeyen bir işletme reklam hedeflemesini daraltamaz; geniş hedefleme daha pahalıya çalışır ve gelen talebin niteliği düşer. Aynı sorun içerikte de yaşanır: kime yazdığını bilmeyen bir hesap herkese hitap etmeye çalışır ve kimseye ulaşamaz. Satış tarafında da uyumsuz taleplerle geçen zaman en görünmez maliyet kalemidir. Bu fark zamanla büyür de: konumlandırması net olan işletmede üretilen içerik aynı kitleye hitap ettiği için birikir ve ikinci yılda kendi başına talep getirmeye başlar. Dağınık bir konumlandırmada ise her ay farklı kitleye konuşulduğu için birikim hiç oluşmaz.

Konumlandırmanın bileşenleri neler?

Dört sorunun cevabından oluşur ve dördü birden yazılmadan tamamlanmış sayılmaz. Birincisi kime: tam olarak kim için varsınız? İkincisi hangi ihtiyaç: o kişinin hangi somut problemini çözüyorsunuz? Üçüncüsü hangi alternatif yerine: sizi seçen kişi bunun yerine ne yapardı? Dördüncüsü neden inanılır: bu iddianın kanıtı ne? Üçüncü bileşen en sık atlanandır ve en belirleyici olanıdır. Müşteri sizi seçmezse rakibinize mi gider, işi kendisi mi yapar, yoksa hiçbir şey mi yapmaz? Bu üç alternatifin her biri farklı bir mesaj gerektirir; örneğin sosyal medya yönetiminde asıl rakip çoğu zaman başka bir ajans değil, içeride biz yaparız seçeneğidir.

Daralmak müşteri kaybettirmez mi?

Uygulamada genelde tersi oluyor ve bunun üç sebebi var. Bulunabilirlik artar: genel bir hizmet adı arayan kişi yüzlerce seçenekle karşılaşır, dar bir tanım arayan kişi ise çok az seçenekle; daha az kişi arar ama görünme ihtimaliniz kat kat yükselir. İkna süresi kısalır, çünkü sektörü tanıyan bir hizmet sağlayıcı ilk görüşmede işin gerçeklerini zaten bilir. Fiyat baskısı azalır, çünkü karşılaştırılacak eşi az olan bir hizmet fiyat tartışmasından daha korunaklıdır. Önemli bir ayrım da şu: daraltma iletişimde yapılır, kapıda değil. Belirli bir dikeyde konuşmaya başlamak, başka sektörden gelen müşteriyi geri çevirmek anlamına gelmez.

Hangi eksende ayrışmalıyım?

Beş yaygın eksen var ve her birinin bedeli farklı. Sektör uzmanlığı, belirli bir dikeyde derin deneyimi olanlar için güçlüdür ama o sektör daralırsa iş de daralır. Hız ekseni operasyonu gerçekten hızlı olanlar içindir; vaat tutulamazsa itibar en hızlı burada kaybedilir. Fiyat ekseni en kırılgan olanıdır ve yalnız maliyet yapısı gerçekten düşük olan işletmelerde sürdürülebilir. Deneyim ve hizmet biçimi ekseni anlatması zordur, kanıt gerektirir. Erişim ve yakınlık ekseni ise yerel hizmet işletmelerinde beklenenden güçlü çalışır. İki ekseni birden sahiplenmeye çalışmak yaygın bir hatadır; hem en ucuz hem en hızlı hem en uzman olduğunu söyleyen işletme hiçbirinde inandırıcı olmaz.

Konumlandırma için kanıt neden gerekli?

Çünkü kanıtsız iddia yalnız etkisiz kalmaz, güveni de zedeler; herkesin aynı şeyi söylediği bir alanda sizin cümleniz de gürültüye karışır. Kanıt dört biçimde sunulabilir. Sonuç, yani somut ve doğrulanabilir rakamlar. Süreç, yani işin nasıl yapıldığını göstermek — bu çoğu zaman sonuçtan daha ikna edicidir çünkü tekrarlanabilirliği anlatır. Referans, yani kimlerle çalışıldığı ve onların ne söylediği. Uzmanlık göstergesi, yani sertifika, iş ortaklığı ve sektöre özgü bilgi. Burada bir sınır vardır: her sektörde her kanıt kullanılamaz. Sağlık alanında hasta deneyimi ve sonuç görselleri tanıtım kurallarıyla çelişir; orada kanıt süreç ve uzmanlık üzerinden kurulmalıdır.

Konumlandırma nasıl yapılır?

Beş adımda. Önce mevcut müşterilerinizi inceleyin: son bir yılın müşterilerinden hangileri en kârlıydı, hangileriyle çalışmak en kolaydı, hangileri tekrar geldi ve tavsiye etti? Bu üçünün kesiştiği yer konumlandırmanızın çekirdeğidir. İkinci adımda neden sizi seçtiklerini doğrudan sorun; tahmin etmek yerine sormak en kısa yoldur. Üçüncü adımda alternatifleri listeleyin — rakipler, içeride yapmak ve hiçbir şey yapmamak. Dördüncü adımda ekseni seçip tek cümlelik ifadeyi yazın; bu cümle öncelikle içeride hizalanma içindir. Beşinci adımda kanıtı hazırlayın. Kanıt hazır değilse cümle de yayına alınmamalıdır, çünkü desteklenmemiş iddia güven kaybettirir.

Neden müşteriye sormak bu kadar önemli?

Çünkü işletmenin kendi vurguladığı özellikle müşterinin gerçek tercih sebebi çoğu zaman aynı değildir. İşletmeler güçlü yanlarını bildiklerini varsayar ve sormaya gerek görmez; oysa müşterinin gerçek sebebi genelde beklenmedik bir ayrıntıdır. Telefona hızlı cevap verilmesi, sürecin anlaşılır anlatılması ya da faturanın kalem kalem açıklanması gibi şeyler işletmenin kendisi için sıradan olduğu için hiç anlatılmaz; oysa müşteri için ayrıştırıcı olan tam da odur. Beş müşteriyle yapılacak kısa bir görüşme, aylarca sürecek bir iç tartışmayı kısa yoldan bitirir ve konumlandırmanın temenniye değil gerçeğe dayanmasını sağlar.

Konumlandırmayı nasıl test ederim?

Üç pratik test var ve hiçbiri pahalı bir kampanya gerektirmiyor. Müşteri testi: cümleyi mevcut beş müşterinize okuyup bu sizi tarif ediyor mu diye sorun; tanımadıkları bir işletmeyi tarif ediyorsa konumlandırma gerçeğe değil temenniye dayanıyordur. Rakip testi: cümlenin başına rakibinizin adını koyun, hâlâ doğru duruyorsa ayrıştırıcı değildir. Kanal testi: yeni mesajı sınırlı bütçeyle küçük bir kitlede deneyin ve bakılacak ölçü tıklama değil gelen talebin niteliği olsun. Testlerin sırası da önemlidir; ilk ikisi ücretsizdir ve zayıf bir cümleyi bütçe harcamadan eler. Kanal testinde ise iki ile dört haftalık bir pencere anlamlı karşılaştırma sağlar.

Konumlandırma hangi kanallara yansımalı?

Belge olarak kaldığı sürece hiçbir işe yaramaz; değerini kanallara yansıdığında üretir. Web sitesinin üst bölümü en net göründüğü yerdir; ziyaretçi ilk saniyelerde kim için olduğunuzu anlayamıyorsa konumlandırma uygulanmamış demektir. İçerik konuları seçtiğiniz kitlenin sorularına cevap vermeli. Reklam tarafında dar konumlandırma dar hedeflemeye izin verir ve maliyeti doğrudan düşürür. Görsel dil de kime hitap ettiğinizi anlatır; çekim planı buna göre kurulmalıdır. Satış görüşmesinde de aynı cümle kullanılmalıdır. Ayrıca konumlandırmanın ekiple paylaşılması gerekir: telefona bakan ve mesajlara cevap veren kişi aynı cümleyi bilmiyorsa müşteri her temasta farklı bir algıyla karşılaşır.

Ne zaman yeniden konumlandırmalıyım?

Konumlandırma kalıcı bir karar değildir ama sık değiştirilecek bir şey de değildir; birkaç ayda bir değişen mesaj hiçbir zihinde yer etmez ve içerik arşivini de tutarsızlaştırır. Yeniden ele almayı gerektiren durumlar bellidir: hizmet yelpazesi anlamlı biçimde değiştiğinde, en kârlı müşteri grubu farklılaştığında, pazarda yapısal bir değişim olduğunda ya da gelen taleplerin çoğu uyumsuz hale geldiğinde. Son madde en iyi erken uyarı sinyalidir; talebin niteliği düşüyorsa ve görüşmelerin çoğu sonuçsuz kalıyorsa sorun genelde reklamda değil mesajdadır. Bu durumda bütçeyi artırmak sorunu büyütür, çünkü aynı yanlış mesajı daha çok kişiye gösterir.


Bu konuda desteğe mi ihtiyacınız var?

Ücretsiz Görüşme Talep Et Diğer Yazılar
BİR SONRAKİ ADIM

Hazırsanız,
projenizi konuşalım.

Ücretsiz analiz görüşmesinde markanız için neler yapabileceğimizi konuşalım. Hiçbir taahhüt yok.

WhatsApp Hemen Ara
Merhaba! 👋 15 dk'da yanıt veriyoruz.